| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

son dakika Güncel haber ,olaylar, spor haberleri,yeni gazete,magazin haberleri,

günlük haberler,taze haber,görsel,izleme dinleme,gazete haberleri ,son dakika haberleri,haber portalı,haber siteleri,online haber,flash haber,haber arşivi,olaylar,magazin,eglence,üzüntü,acayip ilginç haberler,radyo,tv,gazete yorum,internet,radyo haberleri,

Yazılar arşiv 04.2009 Other entries in 2009-04 resimler , videolar

Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Ergenekon'un dışarıya kaçırdığı hazine

"Darbeler, ihtilaller parasız olmaz. Hele Genelkurmay bu işlere karşıysa" diyen Aziz Üstel, kulağına gelen bir olayı aktardı. Ergenekon’un yurtdışına kaçırdığı tonlarca altın!

Ergenekon'un dışarıya kaçırdığı hazine

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel kendisine aktarılan ilginç bir olayı köşesine taşıdı. Üstel'in doğrulatamadığı hikaye oldukça çarpıcı...

Ergenekon’un yurtdışına kaçırdığı tonlarca altın!  

Darbeler, ihtilaller parasız olmaz değil mi?Hele Genel Kurmay Başkanı da bu işlere karşıysa.

Şimdi... Bir olay anlattılar... Fısıl fısıl bir sesle. Doğrudur, yalandır, şehir efsanesidir bilemem. Ama sizinle paylaşayım; Bakalım ne diyeceksiniz.

‘Gece yarısını az geçe, şu anda tutuklu bulunan bir emekli generalin emir ve komutasında, 20-30 kişi Zeytinburnu’nda bir arazide başlattıkları kazının sonuna gelir. Bu kazı uzun bir süredir devam etmektedir...

Arkeolojik bir kazı süsü verilmiştir buna.

Ama değildir.

‘İşte o gece varılmak istenen yere ulaşılır... Tonlarca altın, ziynet eşyası, ikonolar, antikalar çıkarılır toprağın altından... Ta Bizans’tan kalmadır bunlar... Kazının yanında iki kamyon beklemektedir... Gömü, iki kamyona yüklenir. Gün ağırdığında işlem tamamlanmıştır.

‘Ve bir depoya götürülür bu iki kamyon.’

‘Orada bekletilir bir süre. ‘Sonra bir saygıdeğer sivil büyüğümüz aracılığıyla, bu iki kamyon dolusu mal, gemi yoluyla Güney Kıbrıs ve Birleşlik Arap Emirlikleri’ne... Yani bunları nakite çevirecek kişiler ulaştırılır.

‘Ve aşağı yukarı 1.5 milyar dolara yakın bir para elde edilir. Amaç bu paranın çeşitli kişi ve kuruluşlarca paylaşılması, yapılacak darbe için gerekli birimlere aktarılması, karşılığında ülke çapında karışıklılıklar çıkartılmasıdır... Ta ki işler öyle boyuta ulaşacaktır ki, sonunda istese de istemese de asker olaya müdahele edcek, bu tayfa da amacına ulaşacaktır!

‘Ancaaaak... Paraların çok ama çok küçük bir bölümü... Kimine göre yüzde 5’i... Söz konusu paylaşıma girer... ama geri kalanı Cayman Adaları’na mı, Bahamalar’a mı, nereye giderse gider. Saygıdeğer sivil büyüğümüzle emekli generalimiz bu paraları pay ederler.

‘Bunun üzerine, kelleyi koltuğa alıp, darbeye soyunmuşlar öfkeden kudurur... Ve ihbarlar yağmaya başlar savcılığa. Yalnız bu altınlardan falan söz edilmez. Günlükler, Sarıkız’lar falan filan diye ortaya dökülür... Çünkü hala bir umut vardır bu ihbarlar sonucu tutuklu generalle saygıdeğer sivil büyüğümüzün bu paraları geri getirip pay edecekleri yolunda.

‘Bu artık doğru mudur, yalan mıdır, şehir efsanesi olarak ortalıkta dolaşmaya başlamış hikaye midir bilemem. Ancak, bu olayın sözde iki kahramanından biri yurtdışındadır gelmez de gelmez... Diğeriyse merdivenlerden düşer, komadadır.

‘Bütün bunlara kanıt olarak da bir gazete haberine işaret edilir. Bu habere göre, günlerden bir gün, bu bataklığa gırtlağına değin batmış olan biri, hapishanede emekli generali ziyaret eder. Konuşmalar gittikce hararetlenir. Sonunda ziyaretci bağırmaya başlar: ‘Nerede altınlardan benim payıma düşen! Nereye kaçırdınız altınları?!’

‘Bu haber, gazetede de yayınlanır ama kimse olayın derinine inmez, soruşturmaz.’

Şimdi, başında da da dediğim gibi, doğrudur, yalandır... Bir şehir efsanesi yaratılmak istenmektedir. Son derece ciddi bir davayı sulandırmak, basit bir soyguna dönüştürmek amacı yatmaktadır altında bilmem... Bilemem... Ben sadece sizinle paylaşayım istedim... O kadar!

Star gazetesi

Baykal'ın gırtlakladığı CHP'li konuştu


Baykal'ın gırtlakladığı CHP'li konuştu

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Mersin ziyareti sırasında boynunu tutarak ittiği partili Reyhan Kaş, derdini anlatamanın isyanı içinde. İşte Kaş'ın sözleri:

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Mersin ziyareti sırasında boynunu tutarak ittiği Reyhan Kaş, "Ben sadece derdimi anlatacaktım, ancak buna izin vermediler" dedi.  

Mersin'in Fuat Moral Mahallesi'nde eşi ve 2 çocuğu ile birlikte çiftçilik yaparak yaşamını sürdüren Reyhan Kaş, Baykal'ın, Mersin Büyükşehir Belediyesi'ni ziyareti sırasında yaşadığı olayı anlattı. Yaşanan olayın, 2000 yılından bu yana çektiği sıkıntıların bir birikimi olduğunu söyleyen Kaş, "Çok öfkeliydim kendisine, 2000 yılından bu yana bizim buralardaki tüm araziler toplandı. Benim de 35 dönüm arazim, hukuksuzca elimden alındı. Ben bu olayı ilk olarak Deniz Baykal'a yazı yazarak bildirdim. Cevap alamayınca, parti genel merkezini telefonla arayıp, sıkıntılarımı anlattım. Fakat yine bir sonuç alamadım" diye konuştu. 

Baykal'ın Mersin'e geleceğini tesadüfen öğrendiğini ve Büyükşehir Belediye binası önünde yaşanan olayın tamamen rastlantı olduğunu ifade eden Kaş, "Deniz Baykal'ın otobüsten inip, yürüyerek belediye binasına geleceği hiç aklımın ucundan geçmezdi. Ben o sırada kalabalığın arasında bir akrabam ile konuşuyordum. Bu sırada bir koridor oluşturuldu ve Baykal önümden geçiyordu. Ben de kendisine yaşadıklarımı anlatmak istedim, önce bağırdım duymadı, sonra kolundan çektim. Neden benim dilekçeme cevap vermediğini, kendi partilisi bir belediye başkanının yolsuzluk yaptığını söyledim. Arazilerimizin elimizden alındığını, Belediye Başkanı Macit Özcan'ın yaptıklarına neden göz yumduğunu, Kemal Kılıçdaroğlu'nun tüm Türkiye'deki yolsuzlukları ortaya çıkarıp, neden Mersin'e göz yumduğunu sordum. Ben yaşadıklarımı anlatmaya çalıştım. Duydu mu duymadı mı bilmiyorum o karışıklıkta. O sırada birileri ağzımı kapamaya çalıştı, bir el boynumu tuttu. Kendisi de iterek kurtulmaya çalıştı" dedi. 

Deniz Baykal'ın boğazından tutup itmesini, kendisini tanımasından ve konuyu bilmesinden kaynaklandığını ileri süren Reyhan Kaş, şöyle devam etti: "Önce beni 'hoş geldin' yapıyorum sandı, sonra kolundan tutunca yüzü değişti. Efendim ben size dilekçeler gönderdim, niçin cevap vermediniz, neden susuyorsunuz, bu belediye başkanı bütün arazilerimizi toplattı, neden yine aday gösterdiniz dedim. Beni biliyorlardı, tanıyorlardı. Bilmeseler, 'Getirin bu kadını konuşalım' demez miydi?"  

Kaş, tüm bu yaşanan olumsuzluklara rağmen, yine CHP'li olduğunu belirterek, "CHP'nin içinde kirli kişileri olabilir, ama bir kaç kendini bilmez kişiler için biz yolumuzdan dönmeyiz" dedi. 

(İHA)

Haberler yeni taze haber,günlük haber,iletmek,görsel duyuru,ilan,magazin ,sanat haberleri,her telden spor haberlerini bulabilirsiniz,tv radyo,gazete,internet,haberleri,olaylar,magazin haberleri,saglık ,güncel,daha bir sürü haber,