|
Başbakan Erdoğan, ilk milli tasarım savaş gemisi olan ''Heybeliada''
ile mayın avlama gemisi ''Akçay''ın denize indirilmesi, TGC İnebolu'nun
komuta teslimi ve MİLGEM projesinin ikinci gemisi ''Büyükada''nın ilk
kaynağının yapılması nedeniyle düzenlenen törene katıldı.
Pendik'teki İstanbul Tersane Komutanlığı'nda gerçekleştirilen
törende konuşan Erdoğan, bundan 470 yıl önce zamanın güçlü
donanmasından oluşan bir deniz gücüne karşı orduların elde ettiği
zaferin yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, Türk Deniz Kuvvetleri Günü
olarak kutlanan bu günü kutladı.
Başbakan Erdoğan, tarihten bugüne hizmet etmiş bütün denizcileri, bütün kaptan-ı derya ve leventleri şükranla andığını söyledi.
Denizcilerin sadece geçmiş tarihte değil, yakın zamanda da
bütün olumsuz ve zor şartlara rağmen gurur verici başarılara imza
attıklarını dile getiren Erdoğan, tarih boyunca değerli komutan ve
denizciler yetiştiren Deniz Kuvvetleri Komutanlığının başarılarının
devamını diledi.
Erdoğan, mayıs ayında özel sektör tersaneleri tarafından
üretilecek ilk muharip gemilerin kaynak törenini Tuzla'da yaptıklarını
hatırlatarak, ''Bugün de ilk 'Milli Tasarım Savaş Gemisi'ni denize
indirdiriyoruz. Hayırlı olsun'' dedi.
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin kıyısı bulunan denizlerdeki
gelişmelerin, Türkiye'nin milli menfaatlerinin korunmasında deniz
gücünün önemini açık bir biçimde ortaya koyduğunu vurgulayarak, Ege,
Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Boğazlardaki egemenlik haklarının
Türkiye'nin milli güvenlik politikasının ana unsurlarını oluşturduğunu
dile getirdi. Erdoğan, ''Denizlerimizde istediğimiz etkinlikte söz
sahibi olabilmemiz için askeri gemi inşaatlarına ihtiyacımız var'' diye
konuştu.
-GEMİ İNŞA SANAYİSİNDEKİ YÜKSELİŞ-
Erdoğan, 2002 yılında dünya ölçeğinde 23. sırada olan gemi inşa
sanayisinin denizcilik alanında gerçekleştirilen büyük atılımlar
sonucunda, bugün tonaj ve sipariş edilen gemi adedine göre Güney Kore,
Japonya ve Çin'in ardından 4. sırada yer aldığını anımsattı.
Yine 2002 yılında duraklama dönemine giren savunma sanayisi
sektörünün, bu alanda art arda başlatılan projelerle büyük bir ivme
yakalamayı başardığını dile getiren Erdoğan, Türk Silahlı
Kuvvetleri'nin yüksek teknoloji ürünü bir çok ihtiyacının, milli
tasarım ve üretim projeleri sayesinde Türk şirketleri eliyle
karşılandığını bildirdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, artık savunma sanayisi
ürünlerinin dünyanın her coğrafyasında alıcı bulduğunu belirterek,
sözlerine şöyle devam etti:
''Gemi inşa ve savunma sanayisi sektörlerimiz özellikle iç
pazar ihtiyaçlarını karşılayarak, yurt dışına gitmekte olan kaynakların
ülkemizde kalmasını sağlıyorlar. Özellikle tasarım ve mühendisliğini
kendimizin yaptığı projelerde elde edilen katma değer, sadece imalat
ile sınırlı kalan sektörlere göre çok daha yüksek seviyelerde
gerçekleşiyor. Bu durum, ülkemizin rekabet gücüne büyük bir katkıda
bulunuyor. MİLGEM Korvet Gemisi'nin tasarım ve inşaatına Savunma Sanayi
İcra Komutanlığının kararıyla başlandı. Bu doğrultuda da kapsamlı bir
proje modeli çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ve Savunma
Sanayi Müsteşarlığının işbirliğiyle proje hayata geçirildi.
Savunma sanayisi ve deniz inşa sanayimiz, geçmişteki
projelerle kıyaslandığında, bu projede çok daha aktif rol aldılar. Bu
başarının ardından çok kısa sürelerde günün gereklerine göre,
donanmaları inşa edebilmiş bir millet olarak hedeflerimizi daha da
yükseklere taşımalıyız. MİLGEM projesinde bugüne kadar sağlanan başarı,
savunma sanayimizi yetiştirme konusundaki kararlığımızı daha da
pekiştirdi. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bu alanda dışa bağımlılığının
en aza indirilmesini, özellikle de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın
ihtiyaçlarının milli sanayi ile karşılanmasını öncelikli hedef olarak
belirledik. MİLGEM projesiyle Türk denizcilik sektörü, askeri gemi
inşası alanında çıtayı biraz daha yükseltmiş oluyor. Bundan böyle bütün
su üstü platformlarımızın ülkemizde tasarlanması ve inşası yanında,
milli tasarım sistemlerle donatımı mümkündür.''
-EKONOMİK FAYDA-
Başbakan Erdoğan, böylece ülke ekonomisine sağlanacak büyük
faydanın yanı sıra savaş gemilerinin inşasında tarih boyunca sahip
olunan stratejik bir yeteneği de yeniden canlandırmış olduklarını
vurguladı.
Askeri ve sivil denizcilik sektöründeki bu hareketliliğin,
çocukların ve gençlerin denizciliğe olan ilgisini arttırdığına
inandığını ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Türk milleti olarak sadece
teknik alt yapı değil, insan gücü bakımından da sahip olduğumuz
potansiyelle denizcilikte bir dünya markası olma yolunda ilerlediğimizi
düşünüyorum'' dedi.
Erdoğan, bu çerçevede kamu ve sivil tüm kuruluşların
üzerlerine düşeni yaptığını, ancak bu konuya biraz daha fazla ağırlık
verilmesinin yararlı olacağı düşüncesinde olduğunu belirterek,
çocukların ve gençlerin gelecek idealleri içinde sektörün en ön
sıralara çıkarılması gerektiğini söyledi.
Başbakan Erdoğan, denizcilik konusunda bir yandan geçmiş
müktesebatı yeni nesillere en güvenli şekilde aktarırken diğer taraftan
da sektörün gelecekte önemini ve potansiyelini de en iyi şekilde ortaya
koymaları gerektiğini bildirdi.
-DENİZCİLİĞİN ÖNEMİ-
''Dünyada söz sahibi olmanın yolu denizcilikte söz sahibi
olmaktan geçiyor'' diyen Erdoğan, Türkiye'nin 3 tarafının denizlerle
çevrili olduğunu hatırlattı.
Erdoğan, buna rağmen denizciliğin uzun zaman hak ettiği destek
ve ilgiyi görmediğinin açık olduğunu dile getirerek, ''İnanıyorum ki,
artık bu talihsiz dönem geride kalıyor. Önümüzdeki dönem
denizciliğimizin yeniden parlak günlerine dönüşüne şahit olacağız. Türk
milleti yeniden denizci bir millet haline gelecektir'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, ilk MİLGEM gemisi ve 6. Mayın Avlama
Gemisi'nin denize indirilmesinde emeği geçen Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı mensuplarıyla Türk gemi ve
savunma sanayisi çalışanlarına teşekkür etti.
Türk deniz sahasında ve uluslararası sahada görev yapacak
diğer milli gemilerin de en kısa sürede hizmete girmesini
beklediklerini ifade eden Erdoğan, bütün deniz şehitlerini rahmetle,
gazileri de minnetle andığını ifade etti.
Öte yandan, Üsküdar'daki evinden törene katılmak için ayrılan
Başbakan Erdoğan'ın konvoyu Altunizade geçidinin altına geldiği sırada,
maddi hasarlı bir kaza meydana geldi. Koruma polislerinin sağa
yönlendirmeye çalıştığı bir araç trafikte durdu. Basın mensuplarını
taşıyan bir başka araç duraklayan bu araca arkadan çarptı. Her iki
araçta da maddi hasar oluştu.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ''Türkiye'nin
hayati çıkarlarını barındıran çevre denizlerinin güvenliğini
sağlayabilmesi, tehditlerle başa çıkabilmesi için güçlü bir deniz
kuvvetine sahip olması, bundan sonra da vazgeçilmez bir zorunluluktur''
dedi.
Pendik'teki İstanbul Tersanesi Komutanlığında gerçekleştirilen
törende konuşan Orgeneral Başbuğ, bugünün 1081 yılında Emir Çakabey ile
başlayan Türk Deniz Kuvvetlerinin kuruluşunun ve denizcilik tarihinin
unutulmaz başarılarından birisini oluşturan Preveze Deniz Zaferi'nin
yıl dönümü olduğunu hatırlattı.
Bu günün milli imkan ve kabiliyetlerin en üst seviyede
kullanılarak savunma sanayisinin dışa bağımlılığının azaldığı ve
ulaştığı seviyenin herkese gösterildiği bir gün olarak tarihe
geçeceğini ifade eden Başbuğ, ''Bugün denize indireceğimiz ilk milli
gemimiz olan Heybeliada'yı, ebedi başkomutanımız Atatürk'ün 'Mükemmel
ve güçlü bir Türk donanmasına sahip olmak gayedir' düşüncesi rehber
edinilerek yürütülen çalışmaların bir sonucu olarak da görüyoruz'' diye
konuştu.
Orgeneral Başbuğ, Türkiye'nin stratejik önemi tartışılmayacak
bir bölgede yer aldığına işaret ederek, Hazar havzasını Avrupa'ya
bağlayan Türkiye'nin, Kafkaslar ile dünya pazarları arasında bir enerji
köprüsü oluşturduğunu kaydetti.
Bu jeostratejik mevkinin bir sonucu olarak Türkiye'nin, bugün
bölgenin enerji dağıtım merkezi konumunda olduğuna dikkati çeken
Orgeneral İlker Başbuğ, ''Jeopolitik gerçekler bu hassas coğrafyada yer
alan Türkiye'nin savunma ve güvenlik yapılanmasının da güçlü olmasını
zorunlu kılmaktadır'' dedi.
-DENİZLER VE BOĞAZLAR-
İlker Başbuğ, Türkiye'yi çevreleyen Ege, Akdeniz ve
Karadeniz'in, Türkiye'nin güvenlik ve refahı ile doğrudan ve yaşamsal
bir bağı olduğunu belirterek, İstanbul ile Çanakkale Boğazlarının
Türkiye'yi asırlar boyu jeopolitik bir çekim merkezi yaptığını
vurguladı.
Terörizm, yasa dışı göç, korsanlık ve kaçakçılık gibi suçların
denizlerde de gerçekleşmeye başlamasıyla denizlerin kontrolü ve
olaylara kısa zamanda müdahale edilme zorunluluklarının, Türkiye'nin
deniz güvenliğini her zaman olduğundan daha önemli hale getirdiğini
ifade eden Başbuğ, sözlerine şöyle devam etti:
''Bu şartlarda Türkiye'nin kendi geleceği ve bölgesel barışın
tesis ve idaresi açısından Türk Deniz Kuvvetleri'nin bölgede oynadığı
ve oynayacağı rol, yadsınamaz. Türkiye'nin hayati çıkarlarını
barındıran, çevre denizlerin güvenliğini sağlayabilmesi, tehditlerle
başa çıkabilmesi için güçlü bir deniz kuvvetine sahip olması, bundan
sonra da vazgeçilmez bir zorunluluktur. Bugüne kadar kendisine tevdi
edilen vazifeleri büyük bir başarıyla yerine getiren Türk Deniz
Kuvvetlerinin caydırılığının devamı ve ülke savunmasına kesintisiz ve
eksiksiz katkı sağlayabilmesi için, günün ihtiyaçlarına bağlı olarak
geliştirilmesi ve modernizasyonu, öncelikli hedeflerimizden
birisidir.''
-MİLGEM PROJESİ-
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, bu hedefe ulaşmak amacıyla MİLGEM'in başlatıldığını anımsatarak, şunları kaydetti:
''Milli Gemi Projesi ile simetrik ve asimetrik tehditlere karşı
mücadele yeteneğine sahip, daha nitelikli, beka kabiliyeti yüksek ve en
zor şartlarda dahi kesintisiz görev yapabilecek, caydırıcılığı yüksek
bir deniz gücüne ulaşmak hedeflenmektedir. Bu proje yurt savunmasına
yapacağı katkıların yanı sıra, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler ve NATO
şemsiyesi altında yer alacağı barışı koruma görevlerindeki etkinliğinin
de artmasını sağlayacaktır.''
Milli Gemi Projesini bugüne kadar gerçekleştirilen diğer
projelerden ayıran çok önemli bir fark olduğunu vurgulayan Orgeneral
Başbuğ, bu farkın ilk defa bir savaş gemisinin dizayn ve entegrasyon
sorumluluğunun Türk Deniz Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilmesi
olduğunu belirtti.
Orgeneral Başbuğ, dizayn ve entegrasyonun milli olmasıyla,
''milli ürünlerin ve dolayısıyla milli firmaların seçilmesine imkan
tanındığını, kısıtlı ve ülke kaynaklarının akılcı ve doğru olarak
kullanıldığını ve böylece önemli oranda tasarruf sağlandığını''
bildirdi.
MİLGEM ile kazanılan tecrübeyle milli firmaların yakın
gelecekte uluslararası alanda harp gemisi, silah sistem ve cihazları
üreten firmalar haline dönüşeceğine inandığını, bunu onlardan
beklediklerini kaydeden Başbuğ, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yürütülen bu çalışmalar göstermektedir ki kendi mühendis ve
işçilerinin fedakarlık ve gayretleri ile günden güne modernleşen Türk
Deniz Kuvvetleri, sadece Türkiye'nin hak ve menfaatlerini korumakla
kalmayacak, aynı zamanda müttefiklerinin barışta ve savaşta güven
duyduğu bir ortak olmaya devam edecektir. Büyük Önder Atatürk'ün de
ifade ettiği gibi, 'Hudutlarının mühim ve büyük bölümü deniz olan Türk
devletinin donanması da mühim ve büyük olmak zorundadır'. O zaman
Türkiye Cumhuriyeti daha müsterih ve emin olacaktır. Bugün çağdaş ve
güçlü Türk donanmasının ebedi başkomutanımız Atatürk'ün çizdiği rotada,
dosta güven, düşmana korku salarak ilerlemekte olduğunu görmekten büyük
gurur duymaktayız.''
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ''Milli Gemi
Projesi''nin bugünlere ulaşmasındaki katkı ve desteklerinden dolayı
başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Milli Savunma Bakanı
Vecdi Gönül ve Savunma Sanayi Müsteşarlığına şükranlarını sunduğunu
söyledi.
Konuşmasında Deniz Kuvvetlerinin personeline de seslenen
Orgeneral Başbuğ, sözlerini ''Bugün Heybeliada milli gemimizin denize
indirilmesiyle yeni bir anlam kazanan Preveze Deniz Zaferi'nin ve Deniz
Kuvvetleri Günü'nün kutlu olmasını diliyorum. Denizcilerimize yine
onların diliyle bu başarı rotasından sapmadan ilerlemeleri için
sesleniyorum. 'Viya Boyle' (Bu rotada devam et)'' diye tamamladı.
|