Günlük Yeni Güncel haber , spor haberleri,yeni gazete,magazin haberleri,

günlük haberler,taze haber,görsel,izleme dinleme,gazete haberleri ,son dakika haberleri,haber portalı,haber siteleri,online haber,flash haber,haber arşivi,olaylar,magazin,eglence,üzüntü,acayip ilginç haberler,radyo,tv,gazete yorum,internet,radyo haberleri,

Haberal'a Cumhurbaşkanlığı teklifi

Haberal'a Cumhurbaşkanlığı teklifi

İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı Prof. Dr. Mehmet Haberal ''Bülent Ecevit ile ilgili şahsıma ve Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi'ne yönelik iddialar gerçek dışı ve iftiradır'' dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü'ndeki odasından video konferans sistemiyle ifadesi alınan Haberal, Kent otel toplantıları ve merhum Başbakan Bülent Ecevit'e yapılan tedaviye ilişkin iddialara yanıt verdi.

Haberal, diyalog grubu tarafından Kent Otel'de düzenlenen çaylı ve kuru pastalı toplantılarda herkesin fikrini söylediğini, bunların gizli, kapalı toplantılar olmadığını ifade ederek, ''Buradaki amaç ülkenin sorunlarına acaba nasıl katkı sağlayabiliriz, ülkeyi yönetenlere katkı sağlayabiliriz düşüncesidir'' diye konuştu.

Bu toplantıların daha sonra Gölbaşı'ndaki Patalya Oteli'nde devam ettiğini dile getiren Haberal, bu otelde bazı siyasi partilerle birlikte birçok dernek ve vakıf tarafından da toplantılar düzenlendiğini anlattı.

Haberal, bu toplantıların her demokratik toplumda olması gereken faaliyetler olduğunu belirterek, bu grubun daha sonra Milli Egemenlik Hareketi olarak isim değiştirdiğini, Anayasal hak çerçevesinde olan bir sosyal oluşum olduğunu kaydetti. Yapılan bu toplantılar sonrası basına da bilgi verildiğini ifade eden Haberal, bu toplantıların kapalı kapılar ardında gizi olarak yapılmış gibi algılanmasını üzüntüyle karşıladığını vurguladı.

Merhum Bülent Ecevit'i her zaman rahmetle andığını belirten Haberal, Atatürk'ün söylediği gibi ''Beni Türk hekimlerine emanet edin'' düşüncesiyle Ecevit'in tedavisini yaptıklarını, kendisini emanet eden Ecevit'i de şükranla andığını söyledi.

Kendi branşı olmadığı için diğer doktorların Ecevit'in tedavisini gerçekleştirdiklerini anlatan Haberal, tadaviyle ilgili heyet raporunu Başbakanlık müsteşarına elden verildiğini, yine Ecevit'in eski koruma müdürü milletvekili Recai Birgün'e de sunduklarını kaydetti.

Haberal, tedavi devam ederken de kontrol raporlarını Başbakanlığa sunulduğunu dile getirerek, o dönemde çıkan iddialarla ilgili Ecevit'in bunları yalanlayarak tedavisine katılan doktorlara teşekkür ettiğini vurguladı.

356 GÜN SONRA HER SORUYU CEVAPLANDIRMAYA HAZIRIM

Recai Birgün aleyhine açtıkları ceza ve hukuk davalarının devam ettiğini belirten Haberal, ''Ecevit taburcu olduktan sonra 7 ay Başbakanlık yapıp, 4,5 yıl daha yaşamıştır. Ecevit ile ilgili şahsıma ve Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi'ne yönelik iddialar gerçek dışı ve iftiradır'' şeklinde konuştu.

Recai Birgün'ün Ergenekon soruşturması kapsamında verdiği ifadede de ''Ecevit'in evine gizli olarak doktor getirttik, seyyar röntgen cihazı getirttik'' sözlerine dikkat çeken Haberal, evde çekilen röntgen sonucunda da Ecevit'e yapılan tedavinin doğru olduğunun belirtildiğini kaydetti.

Mahkemeden bir talebi olduğunu söyleyen Haberal, ''Bana herşeyin sorulması ki, 356 gün tutuklu kalmama sebep olan, hakkımda verilen tutuklama kararına sebep olan kuvvetli suç şüphesi neymiş ki açıklasınlar ki, ben öğrencilere, doktorlara, bilim adamlarına anlatayım, onlara hesap vereyim. Şimdi 356 gün sonra bana yöneltilen her soruyu cevaplandırmaya hazırım'' dedi.

Haberal'ın savunmasını tamamlanmasının ardından söz alan avukatı Köksal Bayraktar, müvekkilinin gözaltına alındıktan 3 gün sonra 16 Nisan 2009'da emniyette ifadesinin alınmasına başlandığını, ifade verme işleminin ertesi gün adliyede devam ettiğini kaydetti. Bayraktar, Haberal'ın ifade verme işleminin toplam 16 saat 45 dakika sürdüğünü ifade ederek, 70 yaşına yaklaşmış bir öğretim üyesinin ifadesinin CMK'daki yorma kavramına girdiğini kaydetti. Bayraktar, ifadenin, bedenin fizyolojik ve psikolojik olarak son derece yorgun olduğu bir ortamda alındığına dikkat çekti.

HABERAL'IN ÇAPRAZ SORGUSU

İkinci Ergenekon Davasının tutuklu sanıklarından Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın, tedavi gördüğü hastaneden video konferans yöntemiyle katıldığı duruşmada çapraz sorgusuna geçildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü'ndeki odasından video konferans sistemiyle ifadesinin alınmasından sonra çapraz sorgusuna geçilen Prof. Dr. Haberal'a Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel tarafından sorular yöneltildi.

Haberal, ''geçmiş olsun'' dileklerini ileten Pekgüzel'in, ''2001 ve 2002 yılında siyasi parti kurma girişiminiz oldu mu?'' sorusuna, böyle bir düşüncesi olmadığı yanıtını verdi.

Eski Başbakanlardan merhum Bülent Ecevit'in düşürülmesi yönündeki iddiaları da duymadığını ve kendisine kimsenin böyle bir teklifte bulunamayacağını ifade eden Prof. Dr. Haberal, insan hayatında hekimlerin ve hakimlerin büyük önemi olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Haberal, ''İkisi de insan hayatı ile ilgilidir. Hekimler Allah'a hesap verir. Kimse bize gelerek 'şununla ilgili rapor verelim' deme cesaretini gösteremez'' dedi.

-CUMHURBAŞKANLIĞI TEKLİFİ-

Siyasi parti kurma iddialarını savcılıkta öğrendiğini öne süren Prof. Dr. Haberal, kendisinin böyle bir düşüncesi olmadığını, Ecevit'in o dönemde Cumhurbaşkanlığı'na kendisini aday gösterdiğini ancak demokratik toplumlarda Cumhurbaşkanı'nın Meclis'in içinden seçilmesi gerektiği gerekçesiyle bu teklifi kabul etmediğini, kendisinin tek hedefinin ülkeye hizmet olduğunu söyledi.

Savcı Mehmet Ali Pekgüzel'in, ''Sayın Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanlığı için size yazılı mı sözlü mü teklifte bulundu?'' şeklindeki sorusu üzerine Prof. Dr. Haberal şunları kaydetti:

''22 Nisan 2000 tarihinde teklif yapıldı. O dönemin Turizm Bakanı Erkan Mumcu bir hasta ziyareti için gelmişti. Bu sırada bana, Cumhurbaşkanlığı ile ilgili olarak 'ne olacak?' diye sordu. Ben de 'Bunu Başbakan'a sor' dedim. Bu konuşmanın ardından öğle saatlerinde Meclis dışından benim adım, Meclisten ise merhum İsmail Cem'in adı geçmeye başladı. Bunun üzerine iki gün sonra Hüsamettin Özkan'ı ziyaret ettim. Bu görevi kabul edemeyeceğimi söyledim. Bunun ardından Bülent Ecevit, 'Siz teklif etmediniz. Biz sizi gösterdik' dedi. Ben yine Cumhurbaşkanı'nın Meclisten çıkması gerektiğini söyleyerek bunu kabul etmedim.''

-RECAİ BİRGÜN'ÜN İDDİALARI-

Prof. Dr Haberal, savcı Mehmet Ali Pekgüzel'in ''Recai Birgün ile aranızda bir husumet var mıydı? Neden bu açıklamaları yaptı?'' şeklindeki sorusu üzerine, ''Hiçbir şekilde sorun yoktu. Meclisteki Birgün ile işin içindeki Birgün'ü tanımakta zorluk çektim. Bunları ona yakıştıramadım. Söyledikleri doğru değildir. Başbakan'ın koruma müdürlüğüne yükselmiş ve milletvekili olmuş birisine bunları yakıştıramadım'' diye konuştu.

Pekgüzel'in , ''İlhan Selçuk ve Yalçın Küçük ile hangi tarihte tanıştınız, samimiyetiniz ve bağlantılarınız nelerdir?'' şeklindeki sorusunu da Prof. Dr. Haberal, Yalçın Küçük ile hiçbir samimiyetinin olmadığını belirterek, ''1980 ihtilalinden sonra 'ülkede gelişen durumla ilgili, demokrasiyle ilgili neler yapabiliriz' diye Aydınlar Dilekçesi ile ilgili olarak birkaç kez görüştüm. Bu dilekçenin mimarlarındanım. Küçük ile görüşmem de 'imzalar mısın, imzalamaz mısın' şeklindeydi. Bu dilekçe nedeniyle dönemin sıkıyönetim mahkemesinde ifade verdim. İlhan Selçuk'u da detaylı tanımam. Herhangi bir ilişkim olmadı'' şeklinde yanıtladı.

Prof. Dr Haberal, ''1980 ve sonrası Yalçın Küçük ile bağlantınız oldu mu?'' şeklindeki soru üzerine de 25 yıldır Yalçın Küçük ile herhangi bir temasının olmadığını ifade ederek, ''25 senedir görmediğim insanlarla terör örgütü kurmakla suçlanıyorum. Bu kabul edilemez'' dedi.

Yalçın Küçük'te çıkan ve kendisine yönelik atıflar bulunan notlarla ilgili olarak da yasal haklarını kullanacağını belirten Prof. Dr. Haberal, bu konuda Küçük'ü kınadığını ve protesto ettiğini söyledi.

''2003-2004 yılında Jandarma Genel Komutanlığı'nda Şener Eruygur'un rektörlerle toplantı düzenlendiği'' yönündeki iddiaların sorulması üzerine de Prof. Dr. Haberal, ''Bu toplantıya katılmadım. Toplantının olduğunu da savcılıkta öğrendim'' dedi.

Savcı Pekgüzel'in, ''25 Ekim 2003 tarihinde 'Cumhuriyete Saygı Yürüyüşü' düzenlenmiş, Anıtkabir'e yürüyüş yapılmıştır. Bu yürüyüşte 'ordu göreve' pankartı taşınmıştır. Buraya katıldınız mı? Yürüyüşe katılmak için akademisyen ve öğrencilere otobüs temini yaptınız mı?'' şeklindeki sorusuna da Prof. Dr Haberal,''Toplantıyı YÖK'ün düzenlediğini biliyordum. 'Rektörler ve öğretim üyeleri Anıtkabir'e gideceğiz' denildi. Ben Aslanlı Yol'a kadar gittim. Çelenk bırakıldı ama o gün ameliyatım olduğu için hemen geri döndüm'' yanıtını verdi.

Pekgüzel'in niçin bu tarihte yürüyüş yapıldığını ve özel bir nedeninin olup olmadığını sorması üzerine de Prof. Dr. Haberal, bundan haberinin olmadığını ifade etti.

Duruşmaya verilen 10 dakikalık aradan sonra Haberal'ın avukatı Dilek Helvacı söz alarak, çapraz sorgu sırasında müvekkilinin tansiyonunun yükseldiğini ancak buna rağmen ifadesini tamamlamak isteyen Haberal'ın yazılı savunmasında yer alan cevapların tekrar sorulmamasını talep etti.

Mahkeme Başkanı Köksal Şengün bunun üzerine Haberal'ı ''Yazılı savunmanız elimizde var. Eğer sorulardan cevaplarınız var ise cevap vermeyebilirsiniz'' diye uyardı.

-''BU KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİNİ BİLMEK ZORUNDAYIM''-

Prof. Dr. Haberal, bütün tahliye taleplerinin ''kuvvetli suç şüphesi'' nedeniyle reddedildiğini ifade ederek ''Bu kuvvetli suç şüphesi ne ise bilmek zorundayım, Türk milleti bilmek zorunda. Bunu Türk milletine anlatmak zorundayım'' dedi.

Bunun üzerine Başkan Şengün, ''Sakin olmanızda yarar var. Bir şeyi yaparken başka bir komplikasyon yaratmayalım'' diye konuştu.

Prof. Dr. Haberal da buna karşılık ''Ben terör örgütü kurmakla suçlanıyorum. Bu benim için zuldür. Ben sadece ülkeme değil aynı zamanda dünya bilim adamlarına da hesap vermek zorundayım. 356 gün tutuklu kaldım diye. Ben de neden böyle olduğunu öğrenmek zorundayım. Ne pahasına olursa olsun'' dedi.

Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın çapraz sorgusu devam ediyor.

İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı Prof. Dr. Mehmet Haberal, telekonferans sistemiyle ifade verdi. Ecevit'in hastalığıyla ilgili sorulara cevap veren Haberal, kendisine yapılan sürpriz teklifini de anlattı.AA

Kontörden TL'ye geçerken bilmeniz gerekenler

Kontörden TL'ye geçerken bilmeniz gerekenler

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, ''Kontörden para birimine geçiş çok önemli bir tüketici hakkı ve tüketici menfaati. Tüketici görüşmesinin tutarını ve kalan konuşma süresini TL olarak bilecek'' dedi

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, ''Kontörden para birimine geçiş çok önemli bir tüketici hakkı ve tüketici menfaati. Tüketici görüşmesinin tutarını ve kalan konuşma süresini TL olarak bilecek'' dedi.

AA muhabirine açıklama yapan Acarer, cep telefonu operatörlerinin 1 Nisana kadar ''ön ödemeli görüşmelerde kontör yerine para birimi uygulaması''na geçeceklerini hatırlattı. Kontör uygulamasının ''muamma'' olarak nitelendiren Acarer, hiç kimsenin kontörü tam olarak tarif edemediğini söyledi. Yapılan düzenlemeyle cep telefonu ile yapılan görüşmelerin 1 Nisandan itibaren kontör olarak değil TL olarak tanımlanacağını dile getiren Acarer, şunları kaydetti:

''Kontörden para birimine geçiş çok önemli bir tüketici hakkı ve tüketici menfaati. Tüketici görüşmesinin tutarını ve kalan konuşma süresini TL olarak bilecek. İstenirse, görüşme bedellerinin detayı 6 ay öncesine dönecek kadar verilecek. Faturalı hatlarda bu mümkündü, ön ödemeli hatlarda bu yoktu. Ön ödemeli hatlara da bunun getirilmesi son derece önemli.''

HATLARA EN AZ 5 TL YÜKLENECEK

Ön ödemeli hatların 3 ay içinde 100 kontör yüklenmemesi durumunda 1 ay süre ile aramaya kapatıldığını, 1 aylık sürede yükleme yapılmaması durumunda ise kullanıma kapatıldığını hatırlatan Acarer, vatandaşlardan gelen talep üzerine bu konuda bir düzenleme yaptıklarını söyledi. Operatörlerin aboneleri, en az yaklaşık 20 TL tutarında 100 kontör almaya zorladıklarını anlatan Acarer, şöyle konuştu:

''Aldığımız Kurul kararına göre, 1 Nisandan itibaren ön ödemeli hat kullananların 3 ay içinde yükleme yapmaları gereken miktar 5 TL olacak. Abonelerin 10 TL ve üzeri yükleme yapmaları veya bu abonelere 10 TL ve üzeri transfer edilmesi durumunda hatların aktif kullanılabildiği süre 6 ay olacak.

SİSTEM NASIL İŞLEYECEK?

Kullanıcılar ön ödemeli hatlara yükleme yapmasının ardından, işletmeci tarafından ücretsiz olarak gönderilecek mesajla, şebeke içi ya da şebeke dışı yapılacak görüşmelerin tarife dakika ücretleri ile SMS ve MMS birim ücretleri hakkında bilgilendirilecek.

Ön ödemeli hat kullanıcıları, her bir hizmeti kullanmalarının ardından aldıkları hizmete yönelik olarak kullanım miktarına (saniye ve adet), kullanım tutarına (TL/Kr) ve kalan tutara (TL/Kr) ilişkin bilgilendirme mesajını ücretsiz alabilecek.

Abonelerin en az son altı aylık kullanım detayı bilgilerini alabilmelerine ve ön ödemeli hat abonelerinin aylık kullanım detayı bilgilerini SMS, çağrı merkezi gibi yollarla talep edebilmelerine imkan sağlanacak. Ayrıca abonenin talep etmesi halinde posta yoluyla bu kullanım detayları gönderilebilecek. Aboneler, kullanım detayı bilgilerine, gerekli güvenlik tedbirleri sağlanarak, internet üzerinden de ücretsiz olarak erişebilecek.

AA

Otomobilin yakıtı aslında nereye akıyor?

Türkiye, dünyanın en pahalı akaryakıtını tüketirken; sürücüler de mecburen tasarrufa yöneliyor. Peki, aslında aracınızın yakıtınızın ne kadarını, hangi işi yapmak içn yaktığını, hiç merak ettiniz mi? İşte cevabı

Otomobilin yakıtı aslında nereye akıyor?

Haberimize başlar başlamaz bir soru: Bir otomobilde yakıttan elde edilen enerjinin ne kadarı o otomobili ilerletmek, klima, farlar ve müzik sistemi gibi ekipmanları çalıştırmak için kullanılır? Cevabınızı bilmiyoruz ama bizim vereceğimiz cevaba şaşıracağınız kesin: Sadece yüzde 15’i… Peki, geri kalan enerji nerede kayboluyor? Motorda, yoğun trafikte, rölantide ya da trafik ışıklarında... Bakın, 100 liralık benzini nerelere harcıyoruz (rakamlar, ortalamadır):

Motorda kaybolan (62,4 lira):

Motor, kimyasal enerjiyi mekaniğe çevirirken ısınma, sürtünme, egzoz, yanmayan yakıt ve diğer kayıplarla enerjisinin yüzde 62,4’ünü kaybeder. Değişken geometri, turbo besleme, direkt püskürtme gibi teknolojiler verimliliği artırır, kaybı azaltır. Dizel araçlar benzinli araçlara oranla yüzde 30-35 daha verimlidir ve yeni teknolojiler dizel araçların cazibesini daha da artırıyor.

Rölantide çalışırken kaybolan (17,2 lira):

Trafik ışıkları, sıkışık trafik gibi durumlarda boşa çalışan motor, yakıt harcar; ancak bunun kullanıcıya hiçbir yararı yoktur. Otomobil ışıklarda veya trafikte beklerken ‘start-stop’ gibi motoru durduran, gaza basıldığında da hızla çalıştıran sistemler bu enerjiyi geri kazanmaya çalışır.

Aktarma organlarında kaybolan (5,6 lira):

Yakıttan elde edilen enerjinin yüzde 5,6’sı şanzıman gibi aktarma organlarında kaybolur. Otomatikleştirilmiş manuel şanzımanlar ve CVT gibi kademesiz şanzıman sistemleri, bu kayıpları azaltmaya çalışır.

Aksesuarları çalıştırmak için (2,2 lira):

Klima, hidrolik direksiyon, cam silecekleri, farlar ve müzik sistemi enerjisini motordan alır. Yakıt ekonomisi gelişmelerinde yüzde 1 kadar enerji, bu sistemlerin daha tasarruflu kullanılmasıyla ve daha verimli hidrolik pompalarının geliştirilmesiyle sağlanır.

Hava direncini kırmak için (2,6 lira):

Otomobiller rüzgârı yarıp geçebilmek için enerji harcar. Harcanan enerji, hız arttıkça yükselir. Enerji tüketimi aracın şekliyle de doğrudan ilişkilidir. Havayı pürüzsüz biçimde yaran otomobiller sürtünme değerini yüzde 30’a kadar düşürürler.

Hareket ettirmek için (5,8 lira):

Duran bir aracı hareket ettirmek ve belirli bir hıza ulaştırmak için enerji harcanır. Gerekli enerji, aracın ağırlığı ile doğrudan ilişkilidir. Araç ağırlığını azaltmak için daha hafif malzemeler ve yeni teknolojiler kullanılır. Kullanıcı, frene her bastığında, durgunluğu aşmak için kullanılan enerji miktarını artırmış olur. Yani freni ne kadar çok kullanırsanız enerji tüketimini de o kadar artırmış olursunuz.

Sürtünme direncini kırmak için (4,2 lira):

Lastiği ileri götürmek için gereken kuvvettir. Lastiğin üzerine binen yük ile doğrudan ilişkilidir. Yeni teknolojilerle geliştirilen yüzey desenleri sayesinde, sürtünmesi azaltılmış lastik hamurlarıyla sürtünme direnci azaltılır. Aile araçlarında sürtünme direncinde sağlanan yüzde 6’lık iyileşme, yakıt tüketimini yüzde 1 azaltır.

(Aksiyon)

Facebook kullanıcısını bekleyen tehlike

Facebook kullanıcısını bekleyen tehlike

Dünyada 350 milyon kullanıcısı olan ve Türkiye'de deen fazla ziyaret edilen 2. site olan sosyal paylaşım sitesi facebook, gizlilik sorunlarıyla ilgili yaptığı araştırma sonuçlarını kullanıcılarıyla paylaştı.

Bilgi Güvenliği şirketi Sophos, Facebookkullanıcılarına gizlilik kurallarını doğru uygulamaları yönünde uyarıda bulundu. Facebook kullanıcıları korunmak için ne yapabilir?

Facebook'un 350 milyondan fazla aktifkullanıcıya sahip olduğu ve siteye her gün 700,000 kişinin üye olduğu belirtiliyor.

Facebook kullanıcılarının kişisel bilgilerinin gizliliğine ne derecede dikkat ettiğine yönelik yapılan bir araştırmada:

Kullanıcıların %46'sı tanımadığı kişilerden gelen arkadaşlık isteklerini kabul ettiği
• Kullanıcıların %89'u doğum tarihlerini paylaştığı
• Kullanıcıların yaklaşık %100'ü eposta adreslerini paylaştığı
• Kullanıcıların %30-40'lık kesimi aile ve arkadaşlarıyla ilgili bilgileri paylaştığı görüldü.

Kimlik hırsızları, bu bilgileri kişilere veya şirketlere karşı suç işlemedekullanabilir. Facebook'ta daha güvenli kullanımla ilgili ipuçlarına ulaşarak; kişisel verilerinizi koruyup, kimlik hırsızlığının önüne geçebilirsiniz.

Tüm bu verilerin işaret ettiği riskler doğrultusunda, Sophos, Facebook kullanırken bilgi güvenliğimizi sağlamak adına neler yapabileceğimiz konusundaki soruları yanıtladı.

Facebook kimliğinin çalınmasının tehlikeleri nelerdir? Bu konuyu biraz açabilir misiniz?

2009 sonlarında Sophos, Facebook kullanıcılarının kişisel verilerini çalmanın ne kadar kolay olduğuyla ilgili bir araştırma gerçekleştirdi. İki sahte Facebook hesabı açılarak, rastgele kullanıcılara arkadaşlık teklifleri yapıldı. Kullanıcıların%46'sı arkadaşlık isteklerini kabul ederek, onlar hakkında detaylı bilgiyeulaşmanın yolunu açıyordu.

Kullanıcıların yirmili yaşlarda olanları (%89), profillerinde doğum tarihlerini paylaşıyordu. Neredeyse tüm kullanıcılar e-posta adreslerini ve kullanıcılarınyarısı ise adres bilgilerini paylaşıyordu. Bir kimlik hırsızının elinde bu değerlibilgiler kolayca kötü amaçlar için kullanılabilir.

Bu araştırma Facebook kullanıcılarının 2007'de yaptığımız Facebookaraştırmasından sonra gizlilik konusunda daha dikkatli olup olmadığını belirlemek için gerçekleştirildi. Araştırmada kullanıcıların %41'i kişisel bilgilerinihiç tanımadıkları kişilerle paylaşmıştı. Sahte Facebook hesaplarımız suçlularınbir kişinin şifresini tahmin etmesini; hatta kimliğini kopyalamasını sağlayacakbilgilere ulaşabiliyordu.

Facebook kullanıcıları kendilerini korumak için ne yapabilirler?

Facebook'un gizlilik özellikleri pek çok rakip sosyal ağ sitelerinden daha iyiancak kullanıcıların çoğu, ya gizlilik özelliklerini dikkatli seçmiyor ya da çevrimiçi gizliliklerini korumayı bilmiyorlar. Daha güvenli facebook kullanımı adlı çalışmamız bilgilerinizin çalınma tehlikesini azaltabilir.

Peki ya Facebook, çalışan verimliliği ve şirketleri nasıl etkiliyor?

Tehlikede olanlar sadece ev kullanıcıları değil. Şirketler ve diğer kurumlar da çalışan bilgilerini çalıp, çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyen, sanalsuçluların hedefi olabilir.
Bir Sophos anketi çalışanların %50'sinin işyerinde Facebook erişiminin engellendiğini; bunun sadece gizlilik sebebiyle değil aynı zamanda işyerindekiverimliliğin de düşebileceği kaygısıyla yapıldığını ortaya koydu.

Şirketler ayrıca çalışanlarının Facebook'ta şirket imajını zedeleyecek yazı,fotoğraf veya video paylaşmasından kaygılanıyor. Facebook gibi siteler uyguniş amaçları için kullanılabilir ancak yine de sistem yöneticilerinin, şirketlerindenbu tür sitelere erişimin kontrol altında olması gerektiğine inanıyoruz.

Sophos, şirketlerin kullanıcı güvenliğini ve kontrolünü sağlamalarına yardım eden Sophos Web Appliance ile web sitelerine erişimi kontrol etmeyi, kötü niyetli dolandırıcılık uygulamalarını ve virüslü web sayfalarını engellemeyi sağlamaktadır.

 

 

AA

En yakın kablosuz ağ nerede


TTNET’in iPhone, iPod ve iPad kullanıcılarına yönelik hazırladığı TTNET WiFi Hotspot Finder uygulamasını cihazlarına indirenlerin sayısı 25 bini aştı. TTNET WiFi Hotspot Finder, en yakın TTNET WiFi noktalarını harita üzerinde gösteriyor; WiFi noktasına nasıl bağlanılacağını anlatıyor ve noktaya nasıl gidileceğini tarif ediyor.

Tüm iletişim ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunan TTNET’in iPhone, iPod ve iPad için geliştirdiği TTNET WiFi Hotspot Finder uygulaması, App Store’da indirilmeye hazır ikinci versiyonuyla en çok indirilen uygulamalar arasındaki yerini koruyor. Aralık ayından itibaren ücretsiz olarak App Store’dan indirilebilen uygulama, ilk yayın tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Utilities Kategorisi’nde ilk 3’e girdi ve bugüne kadar 25 binden fazla kullanıcı tarafından indirildi.

Son güncelleme ile kullanıcılara TTNET WiFi Hotspot noktalarına nasıl gidebileceklerini Google Maps yardımıyla gösteren ‘Rota’ seçeneği de eklenen uygulama, kullanıcı yorumlarında yüksek puan topluyor.

TTNET WiFi Hotspot Finder’ın tüm mobil cihazlarda kullanabilmesi için çalışmalar devam ediyor.

Ankara’da kameralı hız radarı hangi saatlerde nerede


Ankaralı okura kıyağımız olsun.. Ankara şehiriçi kameralı radar uygulaması başladı HER GÜN 200 ARACA CEZA

Ankara Şehiriçi kameralı radar uygulaması başladı. İşte Ankara’da uygulama yapılan yerler ve ana arterlerde hız kamerası uygulama saatleri..

ARABALAR DURDURULMUYOR
Dikkat Radar 50 km hız kontrol levhasından sonra, trafik ekibi bir kaç km ileride yol kenarına özel donanımlı radar ve kameralı araçla yerini alıyor. Kamera 70 km üstünde seyreden araçın plakasını alıyor ve fotoğraflıyor. Görevli ekip cezayı kesip adrese fotoğrafla beraber gönderiyor. Yol kesip araç durdurma işlemi yapılmıyor.

UYGULAMA YAPILAN YERLER
Fatih Sultan Mehmet Bulvarı Kara Yolları Gn.Md. Tesisleri
Konya Yolu 100’ncü Yıl Hastanesi + Alemdar Petrol Ofisi (2 yerde)
Çetin Emeç Bulvarı Alemdar Lisesi Arkası
Mevlana Bulvarı Angutlar Sokak kesişimi
Turgut Özal Bulvarı Görme İşitme Engelliler Okulu
Plevne caddesi Gülveren sağlık Ocağı
İrfan Başbuğ Caddesi Altınpark Hamamı önü
Simon Bolivar caddesi Sazanlar sokağı Kesişimi
Eşref Bitlis Caddesi Karayolları Araç fenni Muayene İstasyonu
İvedik Caddesi Yenimahalle vergi dairesi ve Şen Kasap Önü (2 yerde)
Etlik caddesi SSK Eğitim Hastanesi 

HANGİ HIZA NE KADAR CEZA
Radar kamera, 70 km üstünde giden araça ceza işlemi yapıyor. 71-80 km hıza 50 TL, 81- 140 km hıza 265 TL, 140 km üzeri 265x 2 ceza uygulanıyor. Ankara’da henüz MOBESE (kamera radar)uygulanmamaktadır. İlerki tarihde uygulamaya geçecektir. İstanbul’da MOBESE uygulaması başlamıştır. Hergün, 200 araça mutlaka ceza yazılıyor.

Ana Arterlerde Hız Kamerası Uygulama Saatleri:
Sabah saat 10:00 - 12:00

Öğle Tatili 12.00 – 13.30 (bu saatlerde sıkıntı yok. Ama ramazan’da dikkat etmelisiniz)

Öğleden sonra 13:30 - 16:00 saatleri arasında

Köylüler tarlayı cep telefonuyla suluyor

Köylüler tarlayı cep telefonuyla suluyor

Teknoloji günlük hayatın her alanında kendini kabullendirirken Malatyalı çiftçiler de değişime ayak uydurdu. Devlet vatandaş işbirliğiyle yapılan sistem sayesinde köylüler 14 km'lik yolu artık yürümüyor..

Malatya'da köylüler, cep telefonuyla çalıştırılan bir sistemle arazilerini suluyor. Battalgazi ilçesine bağlı Yarımcahan Köyü'ndeki vatandaşlar, devlet vatandaş işbirliğiyle yapılan ve cep telefonuyla çalıştırılan sulama tesisiyle arazilerini suluyor. Karakaya Baraj Gölü'nden suyu çeken pomba istasyonundaki elektronik panoya yerleştirdikleri cep telefonu önce aradıklarında su sisteme akarak arazi sulanıyor. İkinci aramada ise su kesiliyor. Köylüler böylece 7 kilometre uzaklıktaki pompa istasyonuna gitme zahmetinden de kurtuldu. Yarımcahan Köyü Muhtarı Hasan Herdilli, "Köyümüzün sulama sistemi Batalgazi Barajından pompalama sistemiyle yapılıyor. Bize mesafesi 7 kilometre olduğu için açma ve kapaması bize sıkıntılı oluyordu. 14 kilometre gidip gelmeden kurtulduk. Mevcut olan pompanın yanında cep telefon yerleştirdik. Sulama yapacağımız zaman pompadaki cep telefonunu arıyoruz. Sulama işi bitince de tekrar cep telefonu tekrar arama yaparak sulamayı kesiyoruz. bu sistemle 7 kilometre gidip 7 kilometre dönme toplam 14 kilometre mesafeyi gitmeden suyu açıp, kapatabiliyoruz. Bu sitemle Türkiye'nin herhangi bir noktasından köyümüzdeki sulama sistemini kontrol edebiliriz" dedi. Sudan istifade eden Fahrettin Özden isimli köylü ise, sistemden dolayı çok memnun olduklarını ifade ederek, bu uygulamayla sulama öncesi ve sonrasında 7 kilometrelik mesafeye gidip gelme zahmetinde kurtulduklarını söyledi. İHA

Obama'dan İsrail'e soğuk duş

Obama'dan İsrail'e soğuk duş

ABD'yi ziyaret eden İsrail Başbakanı Netanyahu, Davos'ta Erdoğan karşısında yaşadığı soğuk duş etkisini ABD Başkanı Barack Obama karşısında da yaşadı. Obama, İsrail Başbakanı ile görüştü ama resim çektirmedi.

ABD Başkanı Obama, Kudüs’te Yahudiler için 1600 yeni konut yapımında direnen İsrail’e tarihi tavır koydu. Kudüs’te yeni konut inşa etme planları yüzünden ülkesiyle İsrail arasındaki ilişkilerin gerildiği dönemde Netanyahu’ya tarihe geçecek diplomatik darbe vurdu.

Görüşmeden sonra gelenek haline gelen tokalaşma merasimi yapılmadı. Olay MOSSAD’ın kontrolündeki Debkafile sitesinde “ABD’nin İsrail’e diplomatik perdeleme tehdidi” olarak yorumlandı.

OLAĞANDIŞI OLAY

Beyaz Saray’dan da görüşme hakkında henüz herhangi bir açıklama gelmezken, Obama’nın Washington’ı ziyaret eden müttefik ülkenin başbakanı ile görüşmesinden görüntü aldırılmaması ya da açıklama yapılmamasının olağan dışı olduğu yorumları yapılıyor. Görüşmenin iki tur halinde olduğu Netanyahu’nun Obama ile resmi görüşmesinden bir süre sonra tekrar gelerek mülakata devam ettiği iddia ediliyor.

100 YENİ KONUT


İsrail’in tepkiye cevabı gecikmedi. Görüşmeden birkaç saat sonra 100 yeni konut projesine imza koyan İsrail hükümeti politikalarında ısrarcı olacağı mesajı verdi. Bu arada, Obama’nın “3 bin yıldır Kudüs bizim” demeci büyük tepki çekti. Suudi Arabistan açıklamaları kınayarak “Müslümanlar’ın Kudüs’te hakkı olduğunu belirtti.

İSRAiL DE YOKSULLAŞIYOR


İsrail’de işsizlikle bağlantılı olarak yoksulluğun hızla arttığı belirtiliyor. İsrail hükümetine bağlı Ulusal Sigorta Enstitüsü’nün verilerine göre, İsrail’de her beş aileden biri ve her 3 çocuktan 1’i yoksulluk sınırının altında yaşıyor. İstatistiklere göre ülkedeki 6.5 milyonluk nüfusun 2 milyonunun yoksul, bunun yarısı çocuklardan oluşturuyor. Yoksulluk sınırı altındaki çocukların oranı 2001 yılında yüzde 26.9 iken 2002 yılında yüzde 28.1’e yükseldi. Ulusal Sosyal Güvenlik Kurumu’na göre ülkedeki yoksulların sayısı 2006’da 1 milyon 650 bin kişiye dayandı. 2009’da ise bu sayı 2 milyona ulaştı. Ülkede sosyal yardım örgütlerinin dağıttığı yiyeceklere muhtaç olanların sayısı son 5 yılda yüzde 104 oranında artış gösterdi.

(AA)

 

Tam Gün Yasası'nı AYM'ye götürüyor

'Tam Gün Yasası'nı AYM'ye götürüyor

Üniversite ve hastanelerdeki sağlık çalışanlarını kapsayan 'Tam Gün Yasası'nın iptali için Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz aylarda büyük tartışmalara neden olan yasalaşan Tam Gün Yasası, CHP tarafından iptal edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne götürülüyor.. TAM GÜN YASASI NEYDİ, ÇALIŞANLARA NELER GETİRİYORDU? Yasaya göre, personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden personele bir ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamının; klinik şefleri ve şef yardımcıları ile uzman tabip kadrosuna atanan profesör ve doçentlerde yüzde 800'ünü geçemeyecek. Bu ödemeler; uzman tabip ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda, bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerinde yüzde 700, pratisyen tabip ve diş tabiplerinde yüzde 500, idari sağlık müdür yardımcısı, hastane müdürü ve eczacılarda yüzde 250, başhemşirelerde yüzde 200, diğer personelde ise yüzde 150 ile sınırlı olacak. İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri hizmetlerde çalışan personel için yüzde 150 oranı, yüzde 200 olarak uygulanacak. Nöbet hizmetleri hariç olmak üzere, mesai saatleri dışında gelir getirici çalışmalarından doğan katkılarına karşılık olarak tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlara, bu oranların yüzde 30'unu, diğer personele yüzde 20'sini geçmeyecek şekilde ayrıca ek ödeme yapılacak. Sözleşmeli olarak istihdam edilen personele yapılacak ek ödemenin tutarı ise aynı birimde aynı unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali personel esas alınarak belirlenecek ve bunlara yapılacak ek ödeme hiçbir şekilde emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemeyecek. -ÜNİVERSİTE ELEMANLARI- Yükseköğretim Kanununa göre Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatı ile bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında görevlendirilenler, ilave ödemelerden yararlanmamak kaydıyla, Bakanlık merkez veya bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yaptıkları unvan için belirlenen ek ödemeden faydalandırılacak. Sağlık kurum ve kuruluşlarında ihtiyaç duyulması halinde, ilgilinin isteği ve kurumlarının onamasıyla diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevli sağlık personeli, haftanın belirli gün veya saatlerinde veya belirli vakalar ve işler için görevlendirilebilecek. Yıl veya ay itibarıyla belirli bir süre için görevlendirme halinde bu kişilere, sadece görevlendirildikleri sağlık kuruluşundaki döner sermaye işletmesinden ödeme yapılacak. Belirli bir vaka ve iş için görevlendirilenlere ise kadrosunun bulunduğu kurumdaki döner sermaye işletmesinden yapılan ödemenin yanı sıra, katkı sağladıkları vaka ve iş dolayısıyla görevlendirildiği sağlık kuruluşundaki döner sermaye işletmesinden, toplamda tavan oranları geçmemek üzere döner sermayeden ek ödeme yapılacak. Sağlık Bakanlığı ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezinde kadro ve pozisyonlarına (döner sermaye dahil) atanan ve döner sermaye gelirlerinden ek ödeme alan klinik şef ve şef yardımcılarına, ek gösterge dahil en yüksek devlet memuru aylığının yüzde 410'u, uzman tabip, Tıpta Uzmanlık Tüzüğüne göre uzman olanlar ve uzman diş tabiplerine yüzde 335'i ve pratisyen tabip ve diş tabiplerine ise yüzde 180'i oranında, her ay herhangi bir katkıya bağlı olmadan döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılacak. Bu ödemeye hak kazanılmasında ve ödenmesinde, aylıklara ilişkin hükümler uygulanacak. -TIP FAKÜLTELERİNDE DE TAM GÜN ÇALIŞMA- Yasaya göre, öğretim elemanları, üniversitede devamlı statüde görev yapacak. Bu durumda, üniversitelerin tıp fakültelerinde görev yapan öğretim elemanları da tam gün çalışacak. Öğretim elemanları, bu Kanun ile diğer kanunlarda belirlenen görevler ve telif hakları hariç olmak üzere, yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde ücretli veya ücretsiz, resmi veya özel başka herhangi bir iş göremeyecekler, ek görev alamayacaklar, serbest meslek icra edemeyecekler. Öğretim üyesi, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim birimi ile sınırlı olmaksızın ve ihtiyaç bulunması halinde görevli olduğu üniversitede haftada asgari 10 saat ders vermekle yükümlü tutulacak. Öğretim görevlisi ve okutmanlar ise haftada asgari 12 saat ders verecekler. Öğretim elemanlarının, ders dışındaki uygulama, seminer, proje, bitirme ödevi ve tez danışmanlıklarının kaç ders saatine karşılık geldiği; kendi üniversitesi dışındaki devlet veya vakıf üniversitelerine bağlı yükseköğretim kurumlarında haftada verebileceği azami ders saatleri ve uzaktan öğretim programlarında verdikleri derslerin örgün öğretim programlarında verilen kaç ders saatine karşılık geldiği YÖK tarafından belirlenecek. -REKTÖRLERİN DERS ZORUNLULUĞU YOK- Rektör, rektör yardımcısı, dekan, enstitü ve yüksekokul müdürlerinin ders verme yükümlülüğü bulunmayacak. Başhekimler, dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdür yardımcıları ve bölüm başkanları haftada asgari 5 saat ders vermekle yükümlü olacak. Öğretim elemanları; ilgili kurumların talebi ve kendisinin kabul etmesi, üniversite yönetim kurulunun uygun görmesi ve rektörün onayı ile ihtiyaç duyulan konularda, özlük işlemleri kendi kurumlarınca yürütülmek kaydıyla, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilebilecek. Bu şekilde görevlendirilenlerin, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim kurumlarındaki aylık ve diğer ödemeler ile öteki hakları devam edecek. YÖK, bağlı birimleri ve Üniversitelerarası Kurul ile Adli Tıp Kurumunda görevlendirilenler hariç olmak üzere görevlendirilenler, döner sermayeden yararlanamayacak. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile dernek veya vakıfların yönetim ve denetim organlarında görev yapanlar bakımından, ayrıca bir görevlendirme kararı aranmayacak. Ancak, bu görevler, öğretim elemanının bu Kanundan kaynaklanan mesaisini aksatmayacak şekilde yürütülecek. -ÜNİVERSİTELERDE DÖNER SERMAYE- Yükseköğretim kurumlarında, üniversite yönetim kurulunun önerisi ve YÖK'ün onayı ile döner sermaye işletmesi kurulabilecek. Kurulacak döner sermaye işletmesinin başlangıç sermayesine ilgili yükseköğretim kurumu bütçesinde bu amaç için ödenek öngörülmek şartıyla katkı sağlayabilecek. Döner sermaye işletmesine tahsis edilen sermaye, üniversite yönetim kurulu kararı ile artırılabilecek. Artırılan sermaye tutarı yıl sonu karlarından karşılanacak. Ödenmiş sermaye tutarı, tahsis edilen sermaye tutarına ulaştıktan sonra kalan yıl sonu karı, döner sermaye işletmesinin hizmetlerinde kullanılmak üzere ertesi yılın gelirine ilave edilecek. Süreklilik arz eden hizmet alımları ile maliyeti yüksek ve ileri teknoloji ürünü olan tıbbi cihazların hizmet alımı yoluyla temini veya kiralanması için döner sermaye kaynaklarından gelecek yıllara yaygın yüklenmelere girişilebilecek. Döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın, tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile bağlık uygulama ve araştırma merkezleri için asgari yüzde 35'i, ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu ile bünyesinde atölye veya laboratuvar bulunan yükseköğretim kurumları için ise yüzde 25'i, diğer yükseköğretim kurumları için ise yüzde 15'i; ilgili yükseköğretim kurumunun ihtiyacı olan mal ve hizmet alımları, her türlü bakım, onarım, kiralama, projelerin tamamlanmasına yönelik inşaat işleri ve yönetici payları için kullanılacak. Döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın yüzde 5'i, üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin finansmanına ayrılacak. -DÖNER SERMAYE PAYLARI- Tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinin hesabında toplanan döner sermaye gelirleri bakiyesinden, bu yerlerde; gelir getiren görevlerde çalışan öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme, ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamından oluşan ek ödeme matrahının yüzde 800'ünü geçemeyecek. Bu oran, araştırma görevlilerine ise yüzde 500, bu yerlerde görevli olmakla birlikte gelire katkısı olmayan öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine yüzde 600, araştırma görevlilerine ise yüzde 300 olarak uygulanacak. Devlet Memurları Kanununa tabi personel (döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) ile sözleşmeli olarak çalışan personele ek ödeme matrahının; hastaneler başmüdürü ve eczacılar için yüzde 250'si, başhemşireler için yüzde 200'ü, diğerleri için yüzde 150'si, işin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri sağlık hizmetlerinde çalışan personel için yüzde 200'ü geçmeyecek şekilde aylık ek ödeme yapılacak. Sözleşmeli personele yapılacak ek ödeme matrahı, sözleşmeli personelin çalıştığı birim ve bulunduğu pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel dikkate alınarak belirlenecek. Emsali bulunmayan sözleşmeli personelin ek ödeme matrahı ise brüt sözleşme ücretlerinin yüzde 25'ini geçemeyecek. KANUNA GÖRE, TABİPLER, ''TIBBİ KÖTÜ UYGULAMADAN'' DOĞACAK ZARARLAR VE BU NEDENLE KENDİLERİNE YAPILACAK RÜCULARI KARŞILAMAK ÜZERE ZORUNLU SİGORTA YAPTIRACAK Doktorlar, ''tıbbi kötü uygulamadan'' doğacak zararlar ve bu nedenle kendilerine yapılacak rücuları karşılamak üzere zorunlu sigorta yaptıracak. Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasını öngören kanuna göre, nöbet hizmetleri hariç, mesai saatleri dışında, gelir getirici çalışmalarından doğan katkılarına karşılık, öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine yüzde 50'yi, kadrolu ve sözleşmeli sağlık personeline de yüzde 20'yi geçmeyecek şekilde ayrıca aylık ek ödeme yapılacak. Yükseköğretim kurumlarının tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde, ihtiyaç duyulması halinde, ilgilinin isteği ve kurumlarının onamasıyla diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevli sağlık personeli, haftanın belirli gün veya saatlerinde veya belirli vakalar ve işler için görevlendirilebilecek. Belirli bir vaka ve iş için görevlendirilenlere, kadrosunun bulunduğu kurumdaki döner sermaye işletmesinden yapılan ödemenin yanı sıra, katkı sağladıkları vaka ve iş dolayısıyla görevlendirildiği sağlık kuruluşundaki döner sermaye işletmesinden, bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde ve toplamda tavan oranları geçmemek üzere döner sermayeden ek ödeme yapılacak. -ÖĞRETİM ÜYELERİNE 1 YIL SÜRE- Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere, gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılacak. Yapılacak ek ödemenin tutarı ek ödeme matrahının, rektörler için yüzde 600'ünü, rektör yardımcıları için yüzde 300'ünü, genel sekreterler için yüzde 200'ünü geçemeyecek. Döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin dekan, başhekim ve enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcılarına, gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, görev yaptıkları birimin döner sermaye gelirlerinden yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılacak. Yapılacak ek ödemenin tutarı, ek ödeme matrahının dekan, enstitü ve yüksekokul müdürü için yüzde 250'sini, bunların yardımcıları için yüzde 100'ünü; tıp ve diş hekimliği fakülteleri dekanları ile sağlık uygulama ve araştırma merkezleri başhekimleri için yüzde 500'ünü, bunların yardımcıları için yüzde 300'ünü geçemeyecek. Kanunun Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte, kısmi statüde görev yapan öğretim üyelerinden, yayım tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde talepte bulunanlar, devamlı statüye geçirilecek. Bu süre içerisinde talepte bulunmayanlar istifa etmiş sayılacak. -SAĞLIK KURUMLARI- Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda değişiklik yapan kanun, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, görevlerini yapabilecekleri sağlık kurumlarını da yeniden belirliyor. Buna göre, hekimler şu kuruluşlardan yalnızca birinde görev yapabilecek: -Kamu kurum ve kuruluşları. -Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri. -Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası. Tabipler, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilecek. Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversiteleri, yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda hasta kabul edebilecek. Mesleğini serbest olarak yapanlar, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla hastaların teşhis ve tedavisini yapabilecekler. Sözleşmeli statüde olanlar da dahil olmak üzere mahalli idareler ile kamu tabipliklerinde çalışan ve döner sermaye ek ödemesi almayan tabipler, iş yeri hekimliği yapabilecek. -ZORUNLU SİGORTA YAPTIRACAK- Kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, ''tıbbi kötü uygulama'' nedeniyle kendilerinden talep edilebilecek zararlarla, kurumlarınca kendilerine yapılacak rüculara karşı sigorta yaptırmak zorunda olacak. Söz konusu sigorta priminin yarısı kendileri tarafından, diğer yarısı döner sermayesi bulunan kurumlarda döner sermayeden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda ise kurum bütçelerinden ödenecek. Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan ya da mesleklerini serbest yapan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, tıbbi kötü uygulama nedeniyle kişilere verebilecekleri zararlarla, bu nedenle kendilerine yapılacak rücuları karşılamak üzere mesleki mali sorumluluk sigortası yaptıracak. Zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası, mesleklerini serbest olarak yapanların kendileri, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanların ilgili özel sağlık kurum ve kuruluşları tarafından yaptırılacak. Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanların sigorta primlerinin yarısı kendileri tarafından, yarısı istihdam edenler tarafından ödenecek. Zorunlu sigortaları yaptırmayanlara, sigortası yaptırılmayan her kişi için 5 bin TL idari para cezası verilecek. İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerde çalışan personel için haftalık çalışma süresi 35 saat olacak. Bu süre içinde Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu, limitleri ayrıca dikkate alınacak. -NÖBET ÜCRETLERİ- Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde, haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutan, ancak bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere) ücret ödenecek. Ücretler, kanunda hazırlanan gösterge rakamlarının, aylık katsayısı ile çarpılmasıyla hesaplanacak. Ancak ayda 130 saatten fazla çalışma süresi için ödeme yapılmayacak. Ücretler, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak. İcap nöbeti tutan ancak karşılığında kurumunca izin kullanmasına izin verilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, her bir icap nöbeti saati için, -icap nöbeti süresi kesintisiz 12 saatten az olmamak üzere- aynı ücretin yüzde 40'ı tutarında nöbet ücreti ödenecek. Bu şekilde ücretlendirilebilecek toplam icap nöbetinin süresi, aylık 120 saati geçemeyecek. Ödemeler, döner sermayesi bulunan kurumlarda döner sermaye bütçesinden karşılanacak. Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşları ile üniversitelerin ilgili birimleri, Bakanlık ve üniversitelerce karşılıklı olarak işbirliği çerçevesinde, birlikte kullanılabilecek. -TSK KADROLARINDA BULUNANLAR- Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında bulunan personelden, rütbelerine göre, öğretim üyesi tabip, öğretim üyesi diş tabibi, uzman tabip, uzman diş tabibi, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatındaki dallarda, bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlara, kanunda belirtilen oranları geçmemek üzere, orgeneral aylığının brüt tutarı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda sağlık hizmetleri tazminatı ayrıca ödenecek. Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında görevli sivil öğretim üyesi tabipler ile Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak görev yapan uzman tabip, uzman diş tabibi, tabip ve diş tabiplerine de kanunda belirtilen oranları geçmemek üzere, en yüksek devlet memuru aylığının, brüt tutarı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda sağlık hizmetleri tazminatı ayrıca ödenecek. Sağlık hizmetleri tazminatının oranları ile usul ve esasları; personelin rütbesi, unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, görev yeri ve özellikleri, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri, mesleki uygulamaları ile özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi hizmete katkı unsurları esas alınarak, Maliye Bakanlığının görüşü, Genelkurmay Başkanlığının uygun görüşüyle Milli Savunma Bakanlığınca belirlenecek. -TSK'NIN SAĞLIK PERSONELİ İHTİYACI- Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığına bağlı eğitim hastaneleri ile askeri tıp fakültesinde öğretim üyesi veya tabip ihtiyacı doğması halinde, TSK Sağlık Komutanlığının talebi üzerine, Sağlık Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurulu tarafından öncelikli olarak görevlendirme yapılacak. TSK'ya bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında ihtiyaç duyulması ve TSK Sağlık Komutanlığının talep etmesi halinde, Sağlık Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlarda veya üniversite hastanelerinde görevli öğretim üyeleri ile diğer sağlık personeli, haftanın belirli gün veya saatlerinde ya da belirli vakalar ve işler için, Sağlık Bakanlığı veya Yüksek Öğretim Kurulu tarafından görevlendirilecek. Sağlık Bakanlığında vekaleten atama ve görevlendirilenler ile kanunun ilgili maddesince ek ödeme alanlar hariç, döner sermaye gelirlerinden ek ödeme alanlar, tabip ve diş tabipleri ile uzmanlar; sigorta priminin işveren payı da dahil tamamını ödeyerek, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasıyla sınırlı olmak kaydıyla ilave olarak sigorta primine tabi tutulacak. Kanun, ilave prim ödemesinde bulunanlardan, malullük, yaşlılık, vazife malullüğü, emeklilik aylığı ya da sürekli tam iş göremezlik geliri bağlanmasına hak kazananlara verilecek ilave aylık ödemesini de düzenliyor. Bu kişilere; ilave olarak ödedikleri her yıla ait sigorta prim matrahının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren söz konusu aylık veya geliri talep ettiği tarihe kadar geçen yıllar için her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, ilave prim ödedikleri gün sayısına bölünmesi sonucu bulunacak ortalama günlük kazancın 30 katının, ilave prim ödedikleri gün sayısının her 360 günü için yüzde 2'si oranında bulunacak tutarda ilave aylık ödenecek. Kamu kurum ve kuruluşlarında memur statüsünde çalışırken, 26 Mayıs 1995 ile 1 Ocak 2010 tarihleri arasında görevinden çekilen, çekilmiş sayılan tabip, diş tabibi, uzman tabip ve uzman olanlar, kanunun yayımından itibaren 6 ay içinde başvururlarsa, görevden ayrıldıkları ildeki Sağlık Bakanlığına ait kurum ve kuruluşlara açıktan atanabilecek. Bu yerlerde ihtiyaç olmaması halinde, atamalar, ihtiyaç olan yerlere yapılacak. Sağlık Bakanlığının tabip, uzman tabipler ve diş tabipleri, açıktan atanabilecekler. -HUDUT VE SAHİLLERDE ÇALIŞANLARA EK ÖDEME- Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünde çalışan memurlar ile sözleşmeli personelden taşra teşkilatında görev yapan tabipler için ek gösterge dahil, en yüksek devlet memuru aylığının yüzde 400'ünü, merkez ve taşra teşkilatında görev yapan diğer personele yüzde 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilecek. Ek ödemenin oranı ile usul ve esasları; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, çalışma süresi, personelin sınıfı, kadro unvanı, derecesi ve atanma biçimi gibi kriterler ile personele aylık ve özlük hakları dışında ilgili mevzuatına göre yapılan diğer ilave ödemeler dikkate alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca belirlenecek. Bu ödemelerden damga vergisi hariç, herhangi bir vergi kesilmeyecek. -KIZILAY'IN HASTANELERİ VE PERSONELİ DEVREDİLECEK- Türkiye Kızılay Derneğine (Kızılay) ait, 1 Mayıs 2009 tarihi itibarıyla ruhsatlı olarak işletilmekte bulunan hastane ve tıp merkezleri, bu Kanunun yayımından itibaren 6 ay içerisinde Sağlık Bakanlığı ile Kızılay arasında yapılacak protokolle Bakanlığa devredilecek. Bu kurumlarda, 1 Mayıs 2009 tarihi itibarıyla iş sözleşmesine bağlı olarak çalışmakta olan Devlet Memurları Kanununda öngörülen genel ve ilgili kadro veya pozisyon için öngörülen özel şartları taşıyan personelden; tabipler ve diş tabipleri, istekleri halinde çalışmakta oldukları ildeki ihtiyaç bulunan sağlık kurum veya kuruluşlarının memur kadrolarına atanacak. Tabipler ve diş tabipleri dışındaki diğer personel, istekleri halinde, yaptıkları iş, eğitim durumu ve bulundukları pozisyon dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine, Maliye Bakanlığının izni ile çalışmakta oldukları ildeki sağlık kurum veya kuruluşlarında Bakanlık veya döner sermaye teşkilatı adına vizelenecek pozisyonlarda istihdam edilecek. Bu kişiler, sözleşmeli personel statüsüne geçirilecek. -PERSONEL SAYISI BİN 375 KİŞİYİ GEÇEMEYECEK- Bu şekilde istihdam edilecek toplam tabip sayısı 180'i, sağlık personeli sayısı 490'ı ve diğer personel sayısı 705'i geçemeyecek. Kadro ve pozisyonlara atanma ve geçirilmede, iş sözleşmeleri askıda bulunanlar, tam zamanlı çalışanlar ile emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilmek suretiyle çalışanlar dahil herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanmamış olanlar dikkate alınacak. İşlemler, sağlık kuruluşunun devir tarihini müteakip 6 ay içerisinde tamamlanacak. Personele, memur ve sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeleri nedeniyle, iş mevzuatına göre Bakanlık veya Kızılay tarafından herhangi bir tazminat ödenmeyecek. Kullanmadıkları yıllık ücretli izin süreleri için herhangi bir ödeme yapılmayacak. Personelin emekli ikramiyesi veya iş sonu tazminatının hesabına dahil edilecek hizmet sürelerinden kaynaklanan ilave maliyetin finansmanına karşılık olmak üzere, devir tarihi itibariyle ilgililerin atandıkları kadro unvanı ile derecesi ve kademesi veya geçirildikleri sözleşmeli personel pozisyonlarının unvanı ve hizmet süreleri esas alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi veya iş sonu tazminatı toplam tutarı, 5 yıl içerisinde 5 eşit taksitte Kızılay tarafından Bakanlığın döner sermayesine ödenecek veya devredilen sağlık kuruluşlarına ait taşınır bedelleri ile devredilen sağlık kuruluşlarının bulunduğu Kızılay'a ait taşınmazların kiralanması halinde kira alacağından mahsubu yapılacak. -KOMİSYON OLUŞTURULACAK- Sağlık Bakanlığına devredilen sağlık kuruluşlarına ait taşınırlardan Bakanlıkça devralınacaklar ile bunların bedeli, Maliye Bakanlığı temsilcisinin koordinatörlüğünde, Bakanlık ve Kızılay temsilcilerinden oluşacak 3 kişilik komisyonlar tarafından tespit edilecek. Tespit edilen tutar, Bakanlıkça belirlenecek sağlık kurum ve kuruluşlarının döner sermaye gelirlerinden karşılanacak. Komisyonlar, bedel tespit ederken gerektiğinde meslek kuruluşlarından veya bilirkişilerden yararlanabilecek. Kanunun bazı maddelerinin uygulanmasına geçiş süreci konuldu. Yasa, tam gün çalışma açısından, üniversite hastanelerinde bir yıl, Sağlık Bakanlığı hastanelerinde ise 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

Motorlu taşıtlar vergisi yükselecek

Motorlu taşıtlar vergisi yükselecek

Enerji tasarrufu kapsamında yüksek hacimli motorlu taşıtların vergileri yükseltilecek. Benzin cimrisi araçlara köprü ve otoyollar bedava olacak. Hurda indirimi yerine yeni teşbil sistemi getirilecek. İşte o hazırlıklar

Enerji tasarrufu kapsamında motorlu taşıtlar vergisi yükselecek... Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Elektrik İşleri Etüt İdaresi tarafından hazırlanarak, kurum ve kuruluşların görüşüne açılan “Enerji Verimliliği Strateji Belgesi Taslağı” ile enerjide verimlilik sağlayacak bir dizi tedbir gündeme geldi. Bu tedbirlerden biri de kamu kuruluşlarında 15 yılını doldurmuş araçlar trafikten kaldırılacak. Taslakta yer alan bazı düzenlemeler şöyle: Etiketli araca köprü bedava, motor hacmi yüksek olanlara yüksek vergi Yüksek motor hacimli binek aracı vergisinin yükseltilecek. Araçlarda enerji verimliliği etiketi uygulanacak. Etiketli araçtan köprü ve yol ücreti alınmayacak. Yıl içerisinde ücretsiz toplu taşıma gün sayısının artırılacak. Kamu kuruluşlarındaki 15 yılını doldurmuş araçların trafikten kaldırılacak. Demiryolu ve deniz taşımacılığının özendirilecek. Topografyası uygun bölgelerde bisiklet güzergahlarının düzenlenecek. Verimlilik artırılacak Meslek odaları, üniversiteler ve enerji verimliliği danışmanlık şirketleri (EVD) yetkilendirilecek. 2012 sonuna kadar, kamuda, ağır sanayide ve ticari binalarda tasarruf potansiyelleri ve verimlilik artırıcı önlemler belirlenecek. İşletmelerin enerji yoğunluğunu azaltmak üzere 2’şer yıllık hedefler koymaları zorunlu tutulacak. TOKİ projeleri taslakta Üretim tesislerinde atık enerjiden yararlanılacak, iletim kayıpları azaltılacak, yerinden enerji üretimi özendirilecek. Termik santralların lisanslama sürecinde atık ısılardan yararlanılması (bölge ısıtması veya kojenerasyon) ile ilgili kriterlere yer verilecek. Ulusal şebekeden talebin azaltılması, dengeleme ve uzlaştırma piyasası kapsamında özendirilecek. Toplu Konut İdaresi (TOKİ), toplu konut projelerinde yenilenebilir enerji kaynaklarını analiz ederek konut maliyetinin yüzde 10’unu geçmeyen uygulamalar yapacak. Binalara kimlik belgesi Mimari, ısı yalıtımı, ısıtma ve soğutma sistemi ve elektrifikasyon konularındaki standartları, asgari performans kriterlerini ve asgari uygulamaları sağlamayan yeni yapılara ruhsat verilmeyecek. Binalarda “Enerji Kimlik Belgesi” uygulanacak, mevcut konularda ısı yalıtımı ve diğer verimlilik artırıcı uygulamalar ile birlikte sürdürülebilir ekolojik yapılar özendirilecek. 2023 yılında, en az 10 milyon konutun asgari standartlara uygun olarak yalıtımı yapılmış olacak. Karbon borsası kurulacak Kamu kuruluşlarının bina ve tesislerinde enerji tüketimi, faaliyetleri olumsuz etkilemeksizin azaltılacak. 2015 sonuna kadar kamu sektöründe en az yüzde 15 tasarruf sağlanacak Türkiye’de “karbon borsası”nın kurulması yönünde çalışmalar yapılacak. 2011 yılı ilk yarısı sonuna kadar bir strateji belgesi hazırlanacak. Enerjinin arz ve talep tarafındaki emisyon gelişiminin yönetilmesi için “Enerji ve Çevre Kurulu” oluşturulacak. Hedef kişi başına kullanımı artırıp birim başına düşecek Yapılacak çalışmalarda temel amaç; kişi başına enerji kullanımı yüksek, aynı zamanda da birim yurt içi hasıla başına az enerji kullanan ülkeler arasında yer almak. Bu amaç doğrultusunda, 2023 yılında, 2000 yılı dolar değeriyle ve 1998 GSYH serisiyle 1000 dolarlık GSYH için yaklaşık 282 litre petrol eşdeğeri birincil enerji kullanımının 225 litreye, 1 dolarlık GSYH için 0.53 kilovatsaat (kWh) civarında olan elektrik kullanımının ise 0.45 kWh’e indirilmesi hedefleniyor. Sertifikalı yönetici sayısı 2 yılda 5 bine çıkacak Taslakta öngörülen hedeflere ulaşmak için, sanayi, hizmetler ve konut sektörlerinde standardına uygun enerji yönetimi uygulanacak, sertifikalı enerji yönetici sayısı 2012 yılı sonuna kadar 5 bin kişiye çıkarılacak ve faaliyetteki OSB’lerde enerji yönetim birimleri kurulacak. Birkaç yıl önce başlayan enerji verimliliği (ENVER) kapsamında yapılan çalışmalar sonucu halen sertifikalı enerji yöneticisi sayısı 1750 kişi buldu. Otomotivde vergi ya da hurda indirimi yok, yeni teşvik sistemine geçilecek Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, otomotiv sektöründe şu an itibariyle KDV, ÖTV veya hurda indiriminin söz konusu olmadığını açıkladı. Otomotiv sektörü yetkilileriye bir araya gelen Çağlayan, bu konuda şunları söyledi: “Küresel ekonomi kriz nedeniyle hem piyasanın canlı tutulması, hem de istihdamın azaltılmaması noktasında geçen yıl sektörde KDV ve ÖTV indirimi teşviki yönünde bir uygulama yapıldı. Ama şunu ifade edeyim, bildiğiniz gibi bizim teşvik sistemimiz 2009-2010 yılını kapsayan bir teşvik sistemiydi. Bu yılın sonunda mevcut teşvik sistemimiz bitecek. TÜİK’in yapacağı ve bu yıl sonuna kadar bitireceği çalışmalarla, gerek iller, gerek bölgeler bazında yapacağı gelişmişlik endeksleri rakamlarıyla beraber yeni bir teşvik sistemine geçilecek 2011 itibariyle.” AJANSLAR